Bugün dünyada Yahudiliğin üç temel kolu vardır; Ortodoks, Muhafazakar ve Reforme Edilmiş Yahudilik. Reforme Edilmiş (Reformed) Yahudilik, bunların arasında en modern olanıdır ve en çok da ABD'de yaygındır. Muhafazakarların çoğu Avrupa ülkelerinde yaşar. Geleneğe en bağlı kanadı teşkil eden Ortodoks Yahudiler ise, Yahudiler'in olduğu hemen her yerde yaşamalarına rağmen, en çok İsrail'de bulunurlar. Ve en önemlisi, İsrail Devleti, resmi olarak Ortodoks Yahudiliği geçerli kabul eder. İsrail kanunlarında Ortodoks kurallarına göndermeler vardır. Örneğin "Geri Dönüş Kanunu"na göre, bir göçmenin İsrail vatandaşı olabilmesi için, gerçek bir Yahudi olduğuna dair Ortodoks hahamlardan "onay" alması gerekmektedir.
Bazı hükümlerine yukarıda değindiğimiz Talmud ise, en çok Ortodoks Yahudiler arasında itibar görür. Talmud, Ortodokslukta dinin doğruluğu tartışılmaz ve birinci derece kaynağıdır.
Dolayısıyla, Talmud ve onun Yahudi-olmayanlara karşı içerdiği tüm saldırgan hükümler, İsrail Devleti'nin resmi ideolojisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Nitekim bu kanunların "dirilmesi" de İsrail sayesinde olmuştur: Üstte değindiğimiz Talmud hükümleri, Talmud'un İsrail'de basılan nüshalarında yer almaktadır. Oysa Israel Shahak'ın da belirttiği gibi, bu hükümlerin büyük bölümü, 16. yüzyılın ortalarından 20. yüzyıla dek basılan Talmud nüshalarında bulunmuyordu; hükümler ya çıkartılmışlar ya da son derece üstü kapalı hale getirilmişlerdi. Bunun nedeni, Talmud'un sözkonusu hükümlerinin 16. yüzyılda Hıristiyanlar tarafından "keşfedilmeleri" ve büyük bir tepki oluşturmalarıydı. Bu hükümlerin açıkça yazılıp basılabilmesi ise, ancak İsrail'in kurulmasından sonra mümkün olmuştur.27 .
Nitekim Israel Shahak'a göre, Siyasi Siyonizm ve onun sonucu olan İsrail Devleti, gerçekte "Klasik (Ortodoks) Yahudilik"in devamını temsil etmektedir... İsrail, Yahudi asimilasyonunu reddeden ve Yahudiler'in diğer tüm milletlerden ayrı olduğunu kabul eden Klasik (Ortodoks) Yahudi inanışının üzerine kuruludur." (Öte yandan, İsrail'de hiç bir kök bulamayan ve "liberal" kimliği ağır basan Reforme Edilmiş Yahudilik, asimilasyona çok daha açıktır). Talmud'un temel temasını teşkil eden "biz ve onlar" ayrımı ve "onlar"a karşı duyulan derin nefret ve güvensizlik, Siyonistler'in ve İsrail'in sosyo-psikolojisinde büyük bir yer tutar.
İbranice'de Yahudi-olmayan anlamına gelen ancak küçümseme ve hakaret içeren goy (çoğulu goyim) terimi, İsrailliler'in "onlar"ı tanımlamak için en sık kullandıkları ifadedir. Öyle ki, İsrail liderleri bile goyim ile Yahudiler arasındaki sözde genetik farklılıklara atıfta bulunmaktan çekinmemişlerdir. Likud liderleri, her zaman olduğu gibi bu konuda da İşçi Partililerden daha açık sözlü davrandılar. Likud'un liderlerinden ve eski Başbakanlardan Yitzhak Şamir, "üstün ırk" kavramına olan inancını, Siyonizm'i ırkçılığın bir kolu olarak gören Birleşmiş Milletler kararının 14 Kasım 1975 günü oylanmasından sonra, dünya ve uluslararası ilişkiler konusundaki görüşlerini kaleme alırken şöyle açığa vurmuştu: "Ağaçlardan inen insanlardan meydana gelen ulusların dünyanın liderliğini üstlenmeleri kabul edilecek bir şey değildir. İlkeller nasıl kendilerine ait fikirlere sahip olabilirler? Birleşmiş Milletler'in kararı bize bir kere daha göstermiştir ki biz diğer uluslar gibi değiliz." Benzer bir ifade, Menahem Begin tarafından da kullanılmış, Nobel Barış Ödülü alan bu eski terörist, Filistinlileri "iki ayaklı hayvanlar" olarak tanımlamıştı. 28
İsrail'in bir "düşman denizi" ile çevrili oluşu ve özellikle 1967 Savaşı'ndan sonra yaygınlaşan "tüm dünya bize karşı" duygusu ise, İsrail toplumunun goyim'e olan geleneksel nefret ve güvensizliğini körükledi. Getto'nun Spartavari atmosferi içinde asırlar boyu gelişmiş ve en somut ifadesini de Talmud sayfalarında bulmuş olan "goyim düşmanlığı", böylece, kendi kendisini modern bir Sparta'ya dönüştüren Yahudi Devleti'nde devam etti.
Kuşkusuz İsrail'inLikud liderlerinin üstteki "kaçamak" demeçleri sayıl- mazsabu tür bir anlayışı tüm dünyanın gözü önünde resmi ağızlardan dile getirmesi beklenemez. Ancak İsrail Devleti'nin Yahudi ırkçılığınaya da Shahak'ın deyimiyle "Yahudi fundamentalizmine"karşı son derece ılımlı yaklaşmasının, hatta bu ideolojiyi el altından desteklemesinin kuşkusuz büyük bir anlamı vardır.
El altından desteklenen bu akımın bir örneği, Hatanya kitabıdır. Modern Hasidik Yahudiliğin en önemli kollarından biri olan Habbad hareketinin en temel kitabı olan Hatanya'da inanılması zor derecede ırkçı düşünceler yer alır. Bu kitaba göre, tüm Yahudi-olmayanlar şeytani varlıklardır ve "içlerinde iyilikten gelen hiç bir şey yoktur". Öyle ki, anne karnındaki bir Yahudi embriyosu bile bir Yahudi-olmayanın embriyosundan son derece farklıdır. Yahudi-olmayanların varlıklarını sürdürmeleri ise "gereksizdir"; çünkü yaratılmış olan her şey sadece Yahudiler'in iyiliği için yaratılmışlardır. Bu kitabın sayısız nüshası, New York'u merkez alan "Lubavich" hareketi tarafından basılmakta ve dünyanın dört bir yanındaki üyelere dağıtılmaktadır. 29
Daha da önemli olanı, sözkonusu kitabın İsrail devlet aygıtı tarafından da onay görmesidir. Knesset üyesi Şulamit Aloni'nin ortaya koyduğu bir araştırmaya göre, İsrail'in 1978 yılındaki Lübnan işgalinden bir süre önce sözkonusu Hatanya doktrinleri bazı askeri merkezlerde yönetim tarafından özellikle yaygınlaştırılmıştır. Bunda gözetilen amaç, askeri doktor ve hemşireleri, "Yahudi-olmayan yaralılar"a yardım etmekten alıkoymaktır. Öte yandan İsrail'in eski Cumhurbaşkanlarından Zalman Şazar, Habbad hareketinin ateşli bir savunucusudur. Likud lideri eski Başbakan Menahem Begin de hareketi desteklediğini resmi olarak açıklamıştır. 30
İsrail ordusunda Talmudik "anti-goyim" eğitiminin daha pek çok örneği vardır. Talmud'da Yahudi-olmayanlara zarar verilmesini yasaklayan çok sınırlı bir kaç hüküm, "kendileriyle savaşılmakta olunmayan Yahudi-olmayanlar"la ilgilidir. Hahamlar, bu noktadan hareketle, kendileriyle savaşılmakta olan tüm Yahudi- olmayanların öldürülebileceğini, hatta öldürülmeleri gerektiği sonucuna varmışlardır. Ve bu doktrin 1973'ten bu yana İsrail ordusu içinde bilinçli olarak yayılmaktadır. Batı Şeria'nın güvenliğinden sorumlu İsrail birliklerinin Genel Komuta Merkezi tarafından yayınlanan bir kitapçık, bu "ideoloji"yi şöyle anlatır:
Bir savaş ya da silahlı bir çatışma sırasında kuvvetlerimiz sivil halk ile karşı kar- şıya gelirlerse ve eğer bu sivillerin askerlerimize zarar verip veremeyecekleri konusunda açık bir kesinlik yoksa, Halakha'ya göre bu sivillerin öldürülmeleri doğrudur ve hatta gereklidir. Hiç bir şart altında bir Arab'a güvenilmemelidir... Halakha, savaşta düşmana karşı saldırıya geçtiklerinde, iyi sivilleri, yani iyi gözüken sivilleri bile öldürmeleri için birliklerimize izin vermekte, hatta bunu emretmektedir. 31
İsralli bir haham tarafından askerlere hatırlatılan ve eski hahamlardan Rabbi Shim'on'a ait olan bir "özdeyiş" ise şöyledir: "Yahudi-olmayanların en iyisi mi; öldür. Yılanın en iyisi mi; beynini parçala." 32
Klasik Yahudilik'teki tüm ırkçı düşünce ve hükümlerin İsrail devlet aygıtı tarafından bu denli geniş çapta benimsenmesinin tek bir anlamı vardır: "Yahudi ideolojisi", bugün İsrail devletinin ve toplumunun en önemli temellerinden biridir.
İsrail'i kuran ve halen İşçi Partisi'nde temsil edilen "solcu" Siyonistler'in laik bir kimliğe sahip olmaları, "Yahudi ideolojisi"nin devletin temeline yerleşmesine engel olmamıştır. Çünkü, gerek Shahak'ın gerekse Amnon Rubinstein'ın çözümlemelerine göre, Siyonistler dindar olmasalar da Yahudi kültürünü ve o kültürü oluşturan dini şablonu hiç değiştirmeden almışlardır. 33Ve Shahak, hem "laik" Siyonistler'in "Yahudi ideoloji"sine olan sözkonusu psikolojik bağlılıkları, hem de dinci Siyonistler'in özellikle 67 savaşından sonra giderek artan siyasi gücü sayesinde, bu "Yahudi ideolojisi"nin, bugünkü İsrail devletinin yönetiminde büyük bir rol oynadığını ortaya koyar. Ona göre, "İsrail Devleti'nin politikaları, realist siyasi gerçekler ile sözkonusu 'Yahudi ideolojisi'nin bir karışımı sonucunda ortaya çıkmaktadır". 34
Dahası, bu "Yahudi ideolojisi"nin etkisi giderek artmaktadır. Shahak'a göre, "İsrail Yahudileştikçe, ya da bir başka deyimle 'Yahudiliğe döndükçe', gündelik politikalar da giderek rasyonel kaygılardan çok, Yahudi ideolojisinin hedefleri tarafından belirlenmektedir". 35
Peki nedir "Yahudi ideolojisi"nin İsrail Devleti'ne yüklediği bu somut hedefler?
12 Ekim 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder