12 Ekim 2009 Pazartesi

KÜRT AYAKLANMASI VE İSRAİL

Körfez Savaşı sonucunda Saddam'ın bozguna uğraması, ülkenin kuzey ve güneyindeki muhalifleri ümitlendirdi. Özellikle ABD'nin desteğini arkalarında hisseden Kürtler, bir kez daha Kürt devleti hayaline kapılarak Saddam'a karşı isyan bayrağını açtılar. Sonra gelişen olayları; Kürtler'in Türkiye sınırına yığılışını, Çekiç Güç'ün konuşlandırılışını, 36. paralelin kuzeyinin Irak birliklerine yasaklanışını ve Kuzey Irak'ta bir Kürt devletine doğru adım adım yürüyüşü, hepimiz biliyoruz.
Ancak bu olayların içinde fazla gündeme gelmeye bir aktör daha vardı: Kürt Devleti projesinin kadim destekçisi İsrail. Yahudi Devleti, Körfez Savaşı'nda olduğu gibi Kürt isyanında da ön plana çıkmadı. Oysa Kürt isyanında, Körfez Savaşı'ndaki etkisinden de büyük bir etkiye sahipti.
İsrail'in ilk önemli fonksiyonu, 1975'te ihanet nedeniyle ABD'ye küsmüş olan Kürtleri yeniden Washington ile temasa geçirmek oldu. İsrailli gazeteciler Dan Raviv ve Yossi Melman, Yahudi Devleti'nin üstlendiği bu aracılık misyonunu şöyle anlatıyorlar:
Kürtler Saddam Hüseyin'e karşı oluşturulan koalisyona yardımcı olabilirlerdi, ancak 1970'lerde CIA tarafından yüz üstü bırakıldıkları günlerin kötü hatıralarını gayet iyi hatırlıyorlardı. Yine de, Kuveyt'in işgalinden sonra ABD yeniden Kürt isyancıların kalıntılarıyla ilişki kurmaya karar verdi. Bu işte Mossad yardımcı olabilirdi; çünkü 1970'lerden bu yana Mossad'ın Kürtlerle olan bağlantısı hiç kesilmemişti. 27
Gerçekten de, 4. bölümde de incelediğimiz gibi, İsrail 1975'teki Cezayir Anlaşması sonrasında Irak Kürt hareketini "satmayan" tek ülke idi. O zamandan bu yana da konu hakkındaki hassasiyetini korumuştu. Öyle ki, 1983 yılında İsrail Dışişleri Bakanı Yitzhak Şamir Türkiye'nin Kuzey Irak'ta gerçekleştirdiği sınır ötesi harekat ile ilgili olarak görüşlerini soran Brüksel'deki gazetecilere verdiği cevapta; Türkiye'yi "Kürdistan'ı işgal altında tutan devletlerden biri" olarak tanımlamış ve şöyle devam etmişti: "Ama bu işgalci devletler hiçbir şey dinlemedikleri için, Kürt halkının bağımsızlık mücadelesi bir türlü sonuca ulaşamamaktadır." Dahası İsrail, 1975'ten 90' kadar uzanan uzun onbeş yıl boyunca, Raviv ve Melman'ın verdiği bilgiye göre, Kürtlerle olan dirsek temasını hiç kesmemişti.
Bu nedenle İsrailliler, Körfez Krizi sırasında Amerikalılar ile Kürtler arasında kurulan ilişkilerde aracılık rolü üstlendiler. (İsrail'in sıkı sansürü nedeniyle bu konuda dışarı çok az bilgi sızmıştır.) Ayaklanma başladıktan sonra da, Kürt davasının hep önde gelen savunucusu oldular. Hatta İsrailliler, ABD'nin Kürt ayaklanmasına yeteri kadar destek vermediğini düşünüyorlardı. Dışişleri Bakanı David Levy, Kudüs'te yaptığı ve Reuter Ajansı tarafından dünyaya geçilen konuşmasında Kuzey Irak'ta ayaklanan Kürtler'e (yeterince) silah yardımı yapmadığı için ABD'yi eleştirerek, isyancı Kürtler'e silah verilmesini istemişti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder