Kibbutzlar, Siyonist hareketin Filistin'e getirdiği en ilginç ve önemli uygulamalardan biriydi. Kısaca "kollektif tarım çiftlikleri" olarak özetlenebilecek olan kibbutzlar, gerek İsrail'in kurulmasından önce, gerekse daha sonra önemli roller ifa ettiler. Sosyalist bir üretim modelinin sınırlı bir alanda uygulaması olan bu çiftlikler, İsrail'e özgü bir model olarak bilindiler her zaman.
Ateş adlı haftalık derginin 10 Eylül 1994 tarihli sayısında yayınlanan bir haber, bu nedenle oldukça ilginçti. "Güneydoğu'ya İsrail Modeli: Kürt Kibbutzları Kuruluyor" başlığıyla verilen haberde, şunlar yazılıydı:
İsrail-Türkiye yakınlaşmasına bir türlü anlam veremeyen medya, İsrail'den olsa olsa terör uzmanlığı konusunda yardım alınır düşüncesiyle "Mossad-MiT işbirliği", "Apo'yu Mossad halledecek" gibi manşetler attılar... (Oysa) diplomatlara göre, Türkiye-İsrail yakınlaşmasının altında terör işbirliği aramak son derece yanlıştı. İsrail... hiçbir ülkeye anti-terör sırlarını vermekten yana değildi. Onların yeni Ortadoğu düzeninde Türkiye'ye siyasi danışmanlık yapmaktan başka bir niyetleri yoktu... Uzmanlar kolları sıvadılar ve bölgeyi bir kez de ekonomik bakışla taradılar. Urfa ile Diyarbakır pilot bölge seçildi. Projeden çok hoşlanan ABD ise "insan hakları, hık mık" demeden Urfa Havaalanı kredisini verdi... İsrail'de yaşayan ve 1992'den bu yana bölgede düzenlenen her "turistik gezi"ye katılmış olan İsrailli Kürt Yahudilerden sağlanacak kredi, Türkiye Zirai Donatım Kurumu ve Ziraat Bankası tarafından organize edilecekti... Kürtlere düşkünlüğü ile nam salan Bayan Mitterand'ın da pek soğuk bakmayacağı sanılıyordu.
... Kibbutz projesinin İsrailli Kürt işadamları tarafından finanse edilmesi ise, plana göre Kürtlerin bu uygulamaya daha sıcak bakmalarını sağlayacak. İsrail Dev- leti'nin kurulmasından sonra Güneydoğu'dan göçüp İsrail'e yerleşen Kürt Yahudileri, finanse etmenin yanısıra, kibbutzlardan sağlanan ürünleri pazarlama hakkını da elde etmiş olacaklar. Kısacası İsrail, Güneydoğu üzerinden dünyaya açılmayı hedefliyor.
Görüldüğü gibi Ateş'in haberindeki bilgiler son derece ilginçti. Güneydoğu'daki İsrail modelini finanse edecek olanlar, İsrailli Kürt Yahudileriydi. Ve bu Yahudiler, son yıllarda bölgeye düzenlenen sözde "turistik" gezilerin müdavimiydiler. (Oysa bu "turistik" gezilerin gerçekte istihbarat servisi elemanları tarafından yapıldığı ve bu yolla da Güneydoğu'da "ajanların cirit attığı" biliniyor. Ünlü CIA ajanı Paul Henze de bu tür "turistik" (!) gezilerle Güneydoğu'da uzun süre dolaşmıştı).
Ateş'in haberinde bir de Aytunç Altındal'ın konu ile ilgili yorumları verilmişti. Altındal, "benim endişem şurada, oradaki İslami gelişmeyi engellemek için böyle bir projeye girmek uygun mu, değil mi?" dedikten sonra da, "ortada geçmişten gelen bir Kürtçülük anlayışı vardır ki, bu daha büyük bir tehlikedir. Zaten bana göre Amerika'nın kibbutz dayatması biraz da bunu körüklemek için planlanmıştır" diye eklemişti.
Ateş dergisinin haberi biraz "sakıncalı" bulunmuş olacak ki, dergi bir daha çıkmadı. "Kürt Kibbutzları" ile ilgili haberin çıktığı sayı, derginin ilk ve son sayısı oldu. Bu arada sözkonusu haberden kısa bir süre sonra bir ilginç gerçek daha ortaya çıktı: Türkiye'den İsrail'e göç etmiş olan Yahudi ailelerden bir kısmı Türkiye'ye geri dönerek Urfa bölgesine yerleşmişlerdi. Oysa normalde İsrail'den Türkiye'ye geri dönen bu Yahudiler'in eski yerleri olan İstanbul'a yerleşmeleri beklenirdi. Urfa gibi İstanbul'un yanında pek de cazip olmayan bir bölgeyi seçmeleri ise Ferruh Sezgin'in de dikkat çektiği gibi ancak İsrail Devleti'nin onlara bu direktifi vermiş olması ile açıklanabilirdi.
Tüm bunlar İsrail'in Türkiye'nin Güneydoğu'suna karşı oldukça mide bulandırıcı bir ilgi taşıdığının göstergeleriydi. Ağustos 1995'te atanan İsrail'in yeni Ankara Büyükelçisi Zvi Elpeleg'in basına söylediği "Türkiye'de su da bol, toprak da, ancak bizde her ikisi de yok" şeklindeki sözler, Yahudi Devleti'nin gerçek niyetinin bir ifadesiydi: İsrail'in Türkiye'nin hem suyu hem de toprağı üzerinde planları vardı.
12 Ekim 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder