12 Ekim 2009 Pazartesi

ABD'NİN YEŞİL IŞIĞI

Glaspie, Saddam'la yaptigi son görüsmenin ardindan büyükelçilik binasina dogru ayrilirken.










ABD'nin Bagdat Büyükelçisi April Glaspie
Irak'ın Kuveyt işgali, bu gerçek göz önünde bulundurularak incelendiğinde ise ortaya ilginç bir tablo çıkıyordu. Çünkü ABD, adeta Irak'ın Kuveyt işgalini dolaylı yoldan teşvik etmiş ve sözkonusu "makul fırsat"ı yaratmaya çalışmıştı.
İlk başta kabul edilmesi zor görünen bu yargıyı destekleyen delillerin başında, ABD Büyükelçisi April Glaspie'nin Saddam'la yaptığı görüşmenin deşifreleri geliyordu. (Irak'ın Kuveyt'i işgalinden bir hafta kadar önce, 25 Temmuz'da yapılan bu görüşme Saddam tarafından gizlice kaydedilmiş, bir süre sonra da yayınlanmıştı.) Bu görüşmeyi ilginç kılan özellik ise, ABD'nin Irak'ın saldırgan söylemine karşı son derece yumuşak bir tavır sergilemesiydi. Büyükelçi Glaspie, Saddam'a, ABD'nin Irak ile Kuveyt arasındaki sınır anlaşmazlığında taraf olmadığını ve bu konunun ABD ile Irak arasındaki iyi ilişkileri bozmayacağını, hatta Beyaz Saray'ın mevcut ilişkileri daha da geliştirmek istediğini söylemişti.4
Haftalardır Kuveyt'e sataşmakta olan Saddam'ın bu açıklamayı "yeşil ışık" olarak algılamaması içinse hiç bir neden yoktu.
Bu görüşmeden üç gün sonra, 28 Temmuz'da, CIA Şefi William Webster Başkan Bush'a Irak'ın Kuveyt'i işgal etme planı ile ilgili detaylı bir brifing verdi. Webster, Irak ordusunun büyük bir hareketlilik içinde olduğunu ve Saddam'ın tüm ülkeyi, Basra Körfezi'ndeki iki stratejik ada da dahil olmak üzere işgal etmeye hazırlandığını anlattı Başkan'a. Ancak Bush'un tepkisi son derece düşüktü. Saddam'a bir mesaj yolladı ve ABD'nin Irak'ın güç kullanma düşünceleri hakkında kaygılı olduğunu, ancak Irak ile olan iyi ilişkilerini devam ettirmeye kararlı olduğunu bildirdi.5 Irak ordularının Kuveyt'e girmesinden bir gün önce, yani 31 Temmuz'da ise, Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı John Kelly, ABD'nin Kuveyt'i korumak gibi bir amaca sahip olmadığını açıkladı. 6
Saddam'ın tüm bunlara bakarak, durumdan yeşil ışık çıkarmaması mümkün değildi. Nitekim öyle de oldu ve Irak diktatörü, başta değindiğimiz gibi, bir günde Kuveyt'i işgal ediverdi. Bunu yaparken de, bir kaç kınama, bir kaç protesto dışında hiç bir ciddi tepki ile karşılaşmayacağını hesaplıyordu. Kuveyt'in üzerine yatabileceğini sanmıştı, çünkü ABD'nin çizdiği profil bunu gösteriyordu.
Oysa Saddam yanıldığını, daha doğrusu yanıltıldığını çok geçmeden anladı. Çünkü işgale kadar hep yeşil ışık politikası izleyen ABD, 1 Ağustos'tan sonra aniden sertleşti. Bush, Birleşmiş Milletler'i harekete geçirdi ve Irak üzerine uygulanacak ağır yaptırımlar başlatıldı.
Dahası, ABD çok geçmeden Suudi Arabistan'a asker yığmaya başladı. ABD yönetiminin bu konuda gösterdiği isteklilik ise oldukça dikkat çekiciydi. Öyle ki, ABD bu asker yığınağını yapabilmek için hayali bahaneler uydurmuştu. Öne sürülen en büyük gerekçe, Saddam'ın Kuveyt'ten sonra şimdi de Suudi Arabistan'a saldırmayı planladığıydı. Oysa daha sonra konu hakkında konuşan CIA yetkilileri, gerçekte Saddam'ın Suudi Arabistan'ı işgal etmeyi planladığına dair hiç bir delilin hiç bir zaman var olmadığını açıklayacaklardı. Ancak bu hikaye ile hem ABD ve dünya kamuoyu, hem de Suudi yönetimi yanıltıldı. ABD Savunma Bakanı Dick Cheney, ABD casus uyduları tarafından çekilen Irak ordusu resimlerini Suudi Kralı Fahd'a sunmuş ve bunları "Irak'ın Suudi Arabistan'ı işgal etme hazırlığı" olarak göstermişti. Oysa Pentagon'dan bazı kaynakların bildirdiğine göre, sözkonusu fotoğraflarda hiç de öyle bir şey görünmüyordu. ABD'nin elinde "Suudi Arabistan'ı işgal hazırlığı" ile ilgili hiç bir delil yoktu, hatta tam aksine, bir CIA görevlisinin bildirdiğine göre, Irak'ın bu tür bir planı olmadığından kesinlikle emindiler. 7
Kısacası, ABD yönetimi, Irak'ı vurmak için bahane bulmaya çalışıyordu. Irak'ın işgal planlarına önce el altından yeşil ışık yakmasının, sonra da birdenbire büyük bir yaygara kopararak bölgeye asker yığmasının anlamı buydu.
Peki ama ABD yönetimi neden bu kadar istekliydi Irak'ı vurmak için?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder