12 Ekim 2009 Pazartesi

SUDAN VE ÇAD İÇ SAVAŞLARI

Mısır'ın güneyinde yer alan Sudan, İsrail'in çevre stratejisinin örtülü yönünden—yani "beka için parçalama" stratejisinden, 1960'ların hemen başında nasibini almaya başladı. Çünkü o yıllarda, Müslüman Araplar'ın denetimindeki Hartum yönetimine karşı bir iç savaş patlak vermişti ülkede. 15 milyonluk nüfusun 6 milyonunu oluşturan ve ülkenin güneyinde yerleşik olan Hıristiyanlar, Hartum rejimine karşı büyük bir ayaklanma başlattılar. Anya-Nya adlı örgüt tarafından yönetilen ve kısa sürede bir iç savaş halini alan çatışma, Yahudi Devleti'ne, beka stratejisini uygulamak için bulunmaz bir fırsat yaratmıştı.
İsrail, Hartum rejimi ile Anya-Nya arasındaki iç savaşa 60'ların ikinci yarısında dahil oldu. 1972'ye dek süren çatışma boyunca, güneyli gerillalara silah ve askeri eğitim sağladı. Gerillalarla kurulan ilk temaslar, Uganda, Etiyopya, Kongo (Zaire) ve Çad gibi komşu ülkelerdeki İsrail Büyükelçilikleri aracılığıyla gerçekleşmişti. Torit'teki İsrail misyonu aracılığıyla kurulan temasın ardından, 30 kadar seçkin Anya-Nya gerillası gizlice İsrail'e götürüldüler ve askeri eğitimden geçirildiler. Anya-Nya ile İsrail arasındaki ilişkileri düzenleyen kişi ise, o sıralar Kampala'daki İsrail Büyükelçiliği'nin başında bulunan Uri Lubrani idi. 61
İsrail'in Anya-Nya'ya yaptığı yardım giderek büyüdü. 1971 yılında Hartum'da mahkemeye çıkartılan Rolf Steiner adlı bir Anya-Nya militanı, itirafları sırasında İsrail'in gerillalara yardım ulaştırabilmek amacıyla Uganda-Sudan sınırını rahatlıkla kullanmak için Uganda hükümeti ile anlaşmaya vardığını açıklamıştı.62 Steiner, gerillalara etkili bir biçimde yardım eden tek ülkenin İsrail olduğunu da belirtmişti. 63
Hartum yönetimi ile Anya-Nya arasında 1972 yılında yapılan Addis Ababa Anlaşması, iç savaşı sona erdirdi. Bu tarihten 1985 yılına dek süren Cafer Numeyri rejimi ise İsrail'le yakın ilişkiler içine girdi. Bölgedeki her türlü radikalizasyona karşı Numeyri, İsrail'in Ortadoğu vizyonuna uygun bir liderdi çünkü. En çok da "İslami radikalizasyon"a karşı Yahudi Devleti ile iyi anlaşıyordu; öyle ki, 13 Mayıs 1982'de Kenya'da İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron ve Adnan Kaşıkçı ile "İran'daki İslami rejimi Mossad kontrollü bir darbe ile devirebilme" konulu gizli bir görüşme yapmıştı.64Numeyri rejimi sırasında, ayrıca, Mossad Hartum'da bir istasyon kurmuş ve Sudan gizli servisi ile yakın bir işbirliği sağlamıştı. 65
Ancak Numeyri'nin devrilmesi ve Sudan'ın 1989 yılında Hasan el-Turabi önderliğindeki İslami hareketin kontrolü altına geçmesinin ardından, Anya-Nya hareketi yeniden silaha sarıldı. Bu kez SPLA (Sudan Halk Kurtuluş Ordusu) adı altında ve John Garang adlı eski bir gerillanın liderliğinde örgütlenen harket, Sudan yönetimi ile masaya oturmak için "İslam kanunlarının yürürlükten kaldırılması" şartını öne sürdü, parlamento böyle bir ön şartı kabul etmeyince de kanlı bir iç savaş başlattı.
İslami rejime karşı "hortlayan" ayaklanmanın en büyük destekçisi ise eskiden olduğu gibi yine İsrail'di. Turabi, ayrılıkçıların silahları hangi yollardan sağladığı sorusuna "Ne yazık ki İsrail ve bazı komşularımız bizimle savaşmaları için Garang'ı silahlandırıyor" demişti.66 Zamanla ortaya çıkan bilgiler, hıristiyan ayaklanmacılara Protestan ve Angilikan kiliseleri tarafından tabutlar içinde getirilen silahların asıl kaynağının İsrail olduğunu ortaya çıkardı. 1994 yazında ortaya çıkan bir habere göre Tel-Aviv'den havalanan silah dolu bir Boeing 707, Uganda'daki Entebbe havaalanına inmiş ve karayolu aracılığıyla taşıdığı yüklü miktardaki silahı, Sudan Halk Kurtuluş Ordusu'na ulaştırmıştı.67 Bu arada John Garang birliklerinin İsrail'de eğitildiği de ortaya çıktı. Yahudi Devleti, Hartum'daki rejime karşı, bir kez daha Güney Sudan kartını oynuyordu.
İsrail'in müdahil olduğu kara kıtadaki iç savaşların bir diğeri de Çad'da yaşanmıştı. Yahudi Devleti, burada da müslümanlara karşı hıristiyan güçleri "kart" olarak kullanmıştı. 1980'de başlayan Çad iç savaşında, ülke Sudan'da olduğu gibi kuzeydeki müslümanlar ile güneydeki hıristiyan ve paganlar arasında bölünmüştü. Kuzeyli müslümanların lideri Goukouni Oueddi idi. Güneyli hıristiyan/pagan ittifakın başında da Hissen Habré yer alıyordu.68
İsrail, CIA ile birlikte Habré güçlerini desteklemiş ve onlara Sovyet yapımı silahlar vermişti. 1983'de Çad'da İsrail askeri danışmanlarının bulunduğuna dair birkaç ayrı kaynaktan alınan raporlar yayınlandı. İsrail'in çok yakın bir dostu olan Zaire diktatörü Mobutu da devreye girmiş ve Habré birlikleri ile İsrail arasındaki bağlantının rahat işlemesini sağlamıştı. Ağustos 1983'de ise İsrailli askeri uzmanların, 2.500 Zaire askeriyle birlikte Habré güçlerini desteklemek üzere Çad'a geldiği ortaya çıktı. Fransız kaynaklarına göre, 1983-1984 çatışmalarında Çad'da oniki İsrail askeri danışmanı bulunuyordu ama müslümanlar tarafından yakalanmamaları için 1984'de bölgeden uzaklaştırılmışlardı.69 Ancak İsrail'in tüm bu çabaları olumlu sonuç vermedi. Çad iç savaşı, 1990 yılında müslümanların zaferi ile sona erdi. İsrail'in desteklediği Hissen Habré ise beraberinde milyonlarca dolar olduğu halde, ülkeyi terketmek zorunda kaldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder