Arap-İsrail sorununa İsrail yanlısı olarak değil, tarafsız bir şekilde yaklaşılmasını savunan Washington Report on Middle East Affairs dergisinin Mart 1993 sayısında WINNEP'e oldukça geniş bir yer ayırıldı. Haberin başlığı şöyleydi: "Clinton's Indyk Appointment: One of Many from Pro-Israel Think Tank" (Clinton'ın Indyk Ataması: İsrail Yanlısı Think Tank'ten Bir Atama Daha). Yazıda Clinton'ın Ulusal Güvenlik Konseyi'nin Ortadoğu Danışmanlığı masasına Martin Indyk'i atamasının, "İsrail yanlısı think-tank'ten yapılan sayısız transferin yeni bir örneği" olduğu söyleniyordu. Çünkü Martin Indyk, İsrail lobisinin en ünlü isimlerinden birisiydi. İsrail'in ABD'deki resmi lobi kurumu olan AIPAC'in (American- Israel Public Affairs Committee) araştırma müdürlüğü yapmış, İsrail eski Başbakanı Yitzhak Şamir'in medya danışmanlığı işini yürütmüştü. Avusturalya doğumlu bir Yahudi olan Indyk, Sudan ve İran'ın "terörist devlet" ilan edilmesinde oynadığı büyük rolle de dikkatleri üzerine çekmişti. Nitekim Indyk, sözkonusu Ortadoğu Danışmanlığı'na atandıktan sonra da İsrail-yanlısı çizgisini koruyacak ve İran ile Irak'ın aynı anda sıkıştırılmasını öngören "dual containment" (çifte kuşatma) stra- tejisini geliştirecekti. Indyk, bunun ardından 1995 başında Clinton tarafından Amerika'nın İsrail Büyükelçisi olarak atandı.
Indyk'in önemli icraatlarından biri ise 1985 yılında, AIPAC'in yöneticiliğini yapmış Los Angeles'lı bir Yahudi olan Barbi Weinberg ile birlikte Ortadoğu konusunda strateji üretecek bir think-tank kurmuş olmasıydı. Washington Report'un "İsrail yanlısı" olarak tanımladığı bu kurum, Washington Institute for Near East Policy (WINNEP) idi, yani az önce Kürt Devleti hesapları yaptığına değindiğimiz think-tank.
Kurumun İsrail lobisiyle olan ilişkisi, daha doğrusu İsrail lobisinin bir uzantısı olduğu o kadar belliydi ki, Washington civarında "AIPAC'in bir kolu" olarak tanımlanıyordu. Örgütün kurulduğu yıl seçilen 11 kişilik yönetim kurulunda, 6 kişi AIPAC'in üst düzey yöneticisiydi.
Washington Report'un bildirdiğine göre, kurumun İsrail bağlantısı her geçen gün daha da güçlenerek devam etmişti. Başlangıçta sadece üç kişi istihdam edebilen enstitüde artık en aşağı 30 civarında uzman, araştırmacı, yönetici çalışıyordu. Kısa zamanda büyüyen enstitünün yıllık bütçesi 750 bin dolar civarındaydı ve bu bütçe büyük ölçüde Yahudi lobisinin ve Yahudi cemaatinin bağış ve yardımlarından geliyordu.
Enstitünün Indyk ve Weinberg dışındaki üyeleri de oldukça ünlü ve kurumun İsrail bağlantısına uygun isimlerdi. Washington Report, bu isimleri şöyle tanıtıyordu: "Amerikan tarihinin en İsrail yanlısı Dışişleri bakanı" olarak tanımlanan George Schultz; eski NATO genel sekreteri General Alexander Haig; "İsrail'in uzun vadeli destekçilerinden" BM eski temsilcisi Jeane Kirkpatrick; Mossad ajanı David Kimche ve İsrail Başbakanı'nın terör danışmanı Amiram Nir'le bağlantılı çalışan Reagan'ın mahkum olmuş eski Ulusal Güvenlik Konseyi danışmanı Robert McFarlane; Kissinger Şirketler Topluluğu'ndan Lawrence Eagleburger; Bush yönetiminde Dışişleri Danışmanlığı yapan Yahudi asıllı Dennis Ross; ABD'nin eski İsrail büyükelçisi Samuel Lewis; eski Savunma Bakanlığı yardımcılarından Yahudi asıllı "Karanlıklar Prensi" Richard Perle; askeri yorumcu Edward Luttwak; eski Başkan yardımcılarından Siyonist örgüt B'nai B'rith üyesi Walter Mondale; US News and World Report, Atlantic Monthly ve The New York Daily News gibi yayınların sahibi Mortimer Zuckerman; Yahudi lobisinin kontrolündeki yayın organlarından The New Republic'in yayıncısı Martin Peretz; Carter dönemindeki iç politika danışmanı ve İsrail için yapılan lobi çalışmalarının lideri Stuart Eizenstat; Bush yönetimindeki Yahudi asıllı Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu danışmanları Richard Haas ve Aaron David Miller...
Washington Report'un da vurguladığı gibi bu isimlerin en büyük ortak özellikleri İsrail yanlısı görüş ve icraatlarıyla tanınmalarıydı. Zaten yarısına yakını— Barbi Weinberg, Martin Indyk, Dennis Ross, Samuel Lewis, Martin Peretz, Richard Haass, Aaron David Miller, Richard Perle—Yahudiydi. Kuruma üye olmasa da, çalışmalarına katkıda bulunan kişiler arasında da ilginç bir isim daha vardı: "Tarihin Sonu" teziyle ses getiren Francis Fukuyama. WINNEP'in bir diğer ünlü Yahudi üyesi ise, son zamanlarda Türkiye hakkındaki provokatif açıklamalarıyla ses getiren ve "bir kısım medya"ya akıl hocalığı yapan Alan Makovsky idi.
Washington Report, ayrıca kurumun "Kissinger bağlantısı" üzerinde de durmuştu. George Schultz'la birlikte "İsrail çıkarlarını en çok savunan Dışişleri Bakanı" ünvanını taşıyan Kissinger, Washington Report'un deyimiyle, İsrail taraftarı kurumlar arasındaki ilişkiyi koordine eden kilit isimlerden biriydi. "Sağ kollarından birini", Lawrence Eagleburger'ı Washington Institute for Near East Policy'e üye yapan Kissinger, Washington Report'un haberine göre, bu bağlantıyı kullanarak kurum üzerinde etki kurmuş durumdaydı.
Özetle, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulması fikrinin ABD'deki en önde gelen savunucusu olan kurum, tam anlamıyla İsrail güdümlüydü.
12 Ekim 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder